Etiket arşivi: düşünce

Bu yazı, yazılmayanların özrüdür

Buralara uğramayalı baya olmuş. Aslında neredeyse her iki üç günde bir gelen bir yorum veya beğeni var mı diye bakıyorum. Ama elbette sen – okuyucu benim için önemlisin çünkü sen benim arkadaşım, sırdaşım, terapistim, fikirlerimi dinleyen ve bana kendi fikrini söyleyen, kimi zaman da karşı çıkansın. Benim için önemlisin okuyucu çünkü sen hemen karşımda oturan en yakın arkadaşımdan bana daha yakınsın. Bazen başka bir şehirdesin, bazen hemen yanımdaki koltukta oturan yolculuk arkadaşımsın. Bütün bunlara rağmen ne sen beni cismen tanıyorsun nede ben seni. Bizi birbirimize bu kadar yakın kılan aslında aramızdaki bu bilinmez uzaklık.

Bundan sonra buraya sana yakışır şekilde daha sık uğramaya çalışacağım. Başka konular, başka yazılarla. yazmak için sana ihtiyacım var, burada olduğunu bana hatırlat sık sık ve motive et beni.

Bi Sigarası Vardı

o sizi bırakmadan

Ben adına Abdullah diyeyim. Herkes okudukça oraya zaten başka isimler koyacak. Abdullah amca, eşinin söylemesiyle, askerliğinden beri günde bir paket sigara içiyormuş. “Eşinin söylemesiyle ” diyorum çünkü kendisi artık konuşamıyor. Gırtlağında büyükçe bir delik var ve sürekli hırıltılı bir şekilde öksürüyor.

Teyze devam ediyor: 10 yıl önce boğazı ve çenesi şişmeye başlamış. Geçer işte deyipte merak edip doktora gitmemişler. 6 yıl geçmiş ama şişlik geçmemiş. Abdullah amca nefes alamayacak seviyeye gelince, artık boğazından geçen hava vücuduna yetmeyince, elleri kolları havasızlıktan çırpınmaya başlayınca ve de şişliğin artık geçmeyeceğini anlayınca nihayetinde doktora gitmiş. Hemen acilen boğazına bir delik açılmış daha rahat nefes alsın diye. Bir kaç gün sonrada gırtlağı alınmış. incelemede gırtlak kanseri çıkmış. Yetmezmiş gibi ameliyattan sonra yemek borusu daralmış Abdullah amcanın.

sigara öldürür

Neyse ki kendileri “herhalde geçer” diye düşünmelerine fırsat kalmadan doktorlar fark etmiş. 3 defa genişletme ameliyatı olmuş ama nafile. Abdullah amca şu anda suyu bile zor içiyor. Teyzeye soruyorum “var mıydı başka alışkanlığı?”. “Yok oğlum, yok. Hiç bir şeyi yoktu. Bi sigarası vardı” diyor

“Ne zaman bıraktı?” diye soruyorum. “Ameliyattan 2 ay öncesine kadar”. Yani can boğaza dayanıncaya kadar.

“Bi sigarası” varmış Abdullah amcanın. 35 yıl tükettiği paketler değil canıymış. Bedeni 6 yıl hava diye çırpınmış ama o “bi sigarasını” bırakmamış.

İçimden Abdullah amcaya şairin dediği gibi geçiriyorum:

“Gelme artık neye yarar”

Kimse idealistleri sevmez (I)

“Sende icat çıkarma” ,”başımıza iş açma”, “eski köye yeni adet getirme”. Evet, yeniye karşı bir düşmanlık taşıyoruz bununla da yetinmeyip yeni fikri düşünmeye bile karşı çıkıyoruz. Bilmemiz gereken tek şey eskinin bize yettiğidir ve “neme lazım” cılıkla bugüne kadar gelindiyse bundan böylede gidebileceğidir o kadar.

Aklına harika bir fikir geldiğinde bunu paylaşırsan hemen görürsün.”öyle şey mi olur” ,” adam sende”ciler hemencecik etrafınızda bitecektir. Hayır ben düşünemediysem sende düşünemeyeceksin, ve de düşündürtmezler nihayetinde. Ortaçağdan ilham alan tüm karanlık efsuni sözleriyle sizi vazgeçirmeye, caydırmaya çalışacaklar